• 0 comments

Gündelik yaşantımızda “beğenmek” diye bir kavramımız var ki evlere şenlik. Tüm hayatımızı bu his üzerine kuruyoruz. Bir yemeğin tadını beğeniriz ve favorimiz olur, bir meyveyi, bir tatlıyı lezzetli bulur hep onu isteriz, bir kadını ya da erkeği beğeniriz ve onu hep yanımızda isteriz. Peki nedir bu beğeni, neden ve nasıl beğenilerimize karar veriyoruz. Neyi neden seçtiğimizin ne kadar farkındayız. Genelde “hiç”.

Bir örnekten gidelim. Bazı hastalarım şahit olmuştur bu olayın tekrarlarına. Rinoplasti ameliyatı öncesinde yan profilden hastamızın burnunu çizerek ameliyat sonrası için nasıl bir burnu hayal ettiğimi kendilerine gösteriyorum. Uygun hastalarda bazen 3. Bir resim de eklerim. Bu 3. Resimde 2. Resim ile aynı burun vardır ama ek olarak ya alına yağ enjeksiyonu, elmacıklara yağ enjeksiyonu, çene ucu implantı ya da çene ucu traşlanması şeklinde bir ek uygulama koyulur. Hastaların %80 görür görmez bu 3. Resimdeki burunu beğendiğini söyler. %15 i de 3. Resmi beğenir ama neden beğendiğini açıklayamadığı için seçmez onu, %5 ise bu konuda çekimser kalır. Hastalara 2.resimdeki ile 3. resimdeki burunların aynı olduğunu söylediğimde şaşırırlar. Sonuçta %95’i 3. resmi daha çok beğenmiş, muayename burun estetiği için gelmiş ama daha çok beğendikleri sonuçta farkı yaratan burun değil :).

Elbette ameliyat olduğu anlaşılmayan, yüzünüze uygun bir burun ana hedefimizdir ama burnumuzun yüzümüzün diğer yapıları ile olan ilişkisi ve oranı harmoniyi etkiler. Bizler de nedenini açıklayamadığımız bir şekilde o burunu daha çok beğeniriz. Bu hipnotik bir etkidir. Aşk gibi nedensiz olduğunuz sanırız. Oysa aşkın bile bir matematiği vardır, emin olun.
Sevgiyle kalın…

Bu makale hakkındaki düşüncelerinizi formu doldurarak bana iletebilirsiniz!

error: İçerik korunuyor !!