Göğüs büyütme ameliyat sonrası sizlere verdiğimiz garanti kartlarında sadece protezinizin boyutu değil aynı zamanda seri numaraları ve silikon protezin kabuk yapısı hakkında da bilgi vermektedir. Eskiden pür silikon protezlerin kabuk yapısı, yüzeyi düz ve pürtüklü diye iki gruba ayrılır idi. Elbette bu implantların ilk tasarlandığında sadece düz yüzeyliler vardı. Peki ne oldu da pürtüklülere ihtiyaç oldu?

Vücudumuza konulan her yabancı cismin etrafı fibrotik bir zar ile çevrilir önce. En azından hayatınızın bir döneminde mesela kıymık batmıştır elinize ayağınıza. O kıymığın bir kaç gün içerisinde sertleştiğini, sonra apseleşip, deriden patlayarak kıymık ile birlikte çıktığını görürsünüz. Meme protezinde de vücut önce aynı tepkiyi verir. Onu ince bir zar ile kaplar. Elbette meme protezi kıymık gibi kirli olmadığı için apse formasyonu oluşmaz. Ve reaksiyon yavaşlayarak protezi kabullenir. Bazen göğüs büyütmede protezi çeviren zar kalınlaşarak protezi küçültmeye çalışır, onu sıkıştırır. Buna kapsül kontraktürü denilir. İşte bu ciddi bir problemdir. Ameliyatta kapsülü çıkarmak, en azından çoklu kesilerle gevşetmek gerekir. Tıp mühendisliği yapanlar protezin yüzeyini bizim pürtük diye adlandırdığımız noktasal bir doku ile kapladığında ise bu kapsül kontraktürünün çok büyük ölçüde engellendiğini görmüşler. Milyonlarca noktacığın kapsülü engelleyen bıçaklar gibi hayal edebilirsiniz. Zaten göğüs büyütme cerrahisinde başlangıç reaksiyonları engellendikten sonra ileri dönemde kapsül kontraktürü olmaz genellikle.

Pürtüklü (textured) meme protezlerinin bu avantajına rağmen kabuk yapılarının sert olması, pürtüklerinin dökülebilme olasılıkları nedeni ile arayışlar devam etmiş ve mikro-textured denilen, dokunma ile ele gelmeyen yeni nesil meme protezleri kullanımımıza girmiştir. Gelişimler devam etmektedir elbette.

Siz göğüs büyütmenin keyfini çıkarmaya devam ederken bilim arka planda sizin için daha iyisini aramaya devam edecektir.