sac ekimi sonrası bakım

Saç Ekimi Sonrası Saç Lazeri Bakımı

Saç ekiminin lazer ile ilk tanışmasından önce ilk defa lazer kullanılışı 1962 de gözün retina tabakasında bir ayrılmayı yapıştırmak için kullanıldı. Ruby lazer kullanılmıştı. Yine Ruby lazer kullanıma başlamadan önce, 1960 ta Endre Mester tarafından deri kanseri yapıp yapmadığı araştırılırken ilginç bir etkisi de gözlenmiş.

Lazer deride kansere neden olmuyordu ama deney yaptığı farelerde tüylenme artışına neden olmuştu. İşte farelerdeki o tüylenme artışı çok daha sonraları saçların güçlendirilmesi için, saç ekimi sonrasında saç çıkarılmasının artması için kullanılır olmuştur.

O günden sonra düşük seviyeli lazer tedavilerinin (LLLT)  hücresel boyuttaki ektileri üzerine (biyomodülasyon) bir çok çalışma yapılmıştır.

Peki Düşük Seviyeli lazer tedavileri ile saç ekimi nasıl fayda görür? Hücre çekirdeğindeki Matriks metalloproteaz 1 (MMP1) denilen bir enzim ortaya çıkar.  Bu enzim metalloprotezların ortamdan uzaklaştırılmasını sağlar ki bu madde bir çok enflamasyon sırasında oluşan doku hasarından sorumludur.

Sonuçta debride (cerrahi temizlik) edilmiş dokulardakine benzer bir doku iyileşmesi ortaya çıkmaktadır. Doku hasarı deyince aklınıza kötü bir şey gelmesin,  saç ekimi başlı başına bir cerrahidir ve bir çeşit doku travmasıdır. Yani Düşük Enerjili Lazer İle Saç Ekimi destek tedavisine adaydır.

Ayrıca biyomodülasyon ile mitekondri üzerinden bazı stimülasyonlar growth factor üretimini ve tabiki d ebu üretim ekstraselüler matrix deposition u ve cell proliferation u stimüle eder.  Tüm bunların sonucu Doku yenilenmesidir. İşte saç ekiminde tam da istediğimiz sihirli sözcükler.

Bu biyomodülasyon konusunun tıpta yansımasına baktığımızda bir çopk çalışmada kronik deri ülserinde, allopecia (saç dökülmesi-saçsızlık), herpes, aktif akne (sivilce), diğer tedavilere bağlı hiperemi ve ödemler ve hatta lupus gibi otoimmün hastalıkların deri bulgularını düzeltmek amacı ile de  kullanılmıştır.

Bu makaledeki asıl konumuz olan saça odaklanırsak, hücre çekirdeğinde ortaya çıkan MMP-1 enzimi ile bazı gen transkripsiyonlarının (genlerin okunması) gerçekleştiği ve enflamatuar modülasyon ile kılların önce dökülmesinin yavaşlayıp durması, sonra kökler ölü değil ise yeni kılların çıkması, eğer yeni ekildi ise köklerin yeni yerine daha hızlı ve güçlü tutunarak kök salmasını sağlamak adına iş görür.  

Bu mekanizmaya bakıldığında LLLT uygulasmasının PRP ve saç mezoterapisinden tamamen farklı bir uygulama olduğu görülmektedir. Elbette yine de bu tedaviler kombine edilebilir.

Konumuz saç olduğunda bir ay ara ile dört defa düşük seviyeli lazer tedavisi doğru hastada sonuç alınabilmesi için yeterli bir süre olmaktadır. 

Not: Kitabından alıntılar yaptığım Dr. Jasmina Kozarev’e teşekkürü borç bilirim.