05.11.2019

Bugün kliniğimde bir hasta daha önce memesine yağ enjekte ettirdiğini ve şimdide memesini tamamen boşaltarak protez taktırıp taktıramayacağını soran bir hasta ile karşılaştım. İlk duyduğumda algılamak birkaç saniyemi aldı. Çünkü büyütme talebi olan bir hasta şimdi memelerinin içini boşaltmak istiyor ve daha yağ enjeksiyonunu yaptıralı 1,5 yıl olmuş. Tabi sonra konu hızla yerine oturdu. Bu konuda yazdığım makaleyi okumuş ve soluğu bende almış. Nereye yağ enjekte ederseniz edin yağın bir kısmı erirken bazı odaklarda kalsiyum birikir. Bu da mammografide mikrokalsifikasyon diye okunur. İşte sıkıntı b urda. Mikrokalsifikasyon odakları kanser görüntüsü ile sıklıkla karıştırılır. Bugünkü hastam artık memesinden korku ile meme biyopsisi yaptırmaktan bıkmıştı. Zor bir durum gerçekten. Cerrahi olarakta karar veremedim açıkçası. Meme kanserleri konusunda tecrübeli bir genel cerrah ve radyolog arkadaşımdan konsültasyon isteyip, ardından hastam ile. Bu konuyu tekrar tartışmalıyım. Tabi bir de bu konuda güncel makaleleri bir taramak lazım. İyi akşamlar size.

04.11.2019

Bugünün en ilginç olayı psikolog olan bir hastamın bana “sebebi psikolojik olan erken boşalma problemini neden cerrahi olarak çözebileceğimizi söylüyorsunuz” diye çıkışması ile gerçekleşti. Evet erken boşalma psikolojik sebeplerle ortaya çıkıyor. Özellikle ergenlik deneyimlerinin yanlış mitler ve tabularla birleşmesi sonucu oluşan bir öğreti bu. Buraya kadar anlaştık kendisi ile. Soru sırası bana geldi. Şimdi bu öğretiler nerede saklı. Cevap nöronlarda. Peki psikoterapi bu nöronları siliyor mu yoksa yeni öğretileri yeni nöronlara mı yüklemeye çalışıyor. Cevap elbette silme diye bir şey yok. Eski nöronları ikna edecek kadar güçlü yeni nöronlar üretiyoruz diyebiliriz dedi. Bu doğruydu. Bunun başarıldığı bir psikoterapi işe yarıyor gerçekten ama başarı oranı o kadar da yüksek değil. Oysa biz o eski nöronların çalışmasını durduruyoruz. Cerrah mantığında bakınca bu harika değil mi? Çok net. Elbette bunun da kriterleri var, her hastada erken boşalma cerrahisine uygun değildir. Neyse günün sonunda ikna etmiş olacağız ki iki ay sonra ameliyat randevusu oluşturduk…

03.11.2019

Bugün bir hastam kilo vermekte olduğunu, daha 10 kilo vereceğini, meme küçültme ameliyatı olmak istediğini söyledi. Bunun üzerine sizinle de paylaşmak istedim. Gerçekten önemli bir detay bu. Meme ameliyatı (büyütme yada küçültme yada toparlama) , liposuction, uyluk germe, bacak germe, BBl vb gibi vücut şekillendirmede 5 kilo alıyor yada veriyorsanız elde ettiğiniz ameliyat sonucu değişebilir. Hastama söylediğim şu: kilo olarak kendinizi yaklaşık olarak sabit hissettiğinizde ameliyatınızı planlamak daha doğru olacaktır. Sevgi ile kalın. İyi geceler.

02.11.2019

Maleficent filmi ilk vizyona girdiğinden beri yaptığım bir yüz kombinasyonuna “Maleficent Effect” ismini verdim. Şimdi ikinci bölümü vizyona girdi. Bir hastam geçen sene bu konuda sorduğu soruyu hatırladım. Neden keskin kenarlı bir yüzü isteyelim ki? Aslında konu keskin kenar değil. Güçlü elmacık ve güçlü çene kenarı. Ve istediğimiz şey de güçlü görünmenin verdiği iyilik hissidir. Maleficent kötü bir karakteri canlandırsa da gücüne ve asaletine hayran olmayan var mı? Biz bu efekti size verelim de iyi yada kötü olmayı siz seçin. Elbette beğenilme garantisi ayrı konu :). Görüşmek üzere.

01.11.2019

Meslek hayatımın ikinci tutmayan botoks vakası ile karşılaştım. Hastamız daha önce de botoks yaptırdığını ama hiç tutmadığını söyledi. Teorik olarak böyle bir olasılık %2-3 oranında olabileceği bildirilmiştir. Metabolik olarak botoks sinir uçlarında hiç çalışmamakta ve etkisiz kalmaktadır. Ama daha önce bir defa karşılaştığım için tekrar karşılaştık olma olasılığımı pek düşünmedi. Özenle hazırladığım, taze ve doğru dozdaki botoks uygulamamın etkisiz kaldığını gördüm. Tıp böyle bir şey işte. Her zaman süprizlere hazır olmalısınız.