• 0 comments

Eskiden çok estetik yaptıran kişilerle ilgili “estetik hastalığınıa yakalandı” geyiği yapılırdı. İşin aslı şu: kişilerin estetik anlamda kendilerinden memnuniyetsizliğini bir defa gözünü karartıp yaptırdığında, bazı şeylerin ne kadar kolay değiştirebileceğini öğrenmesidir olup biten. Sevmediğiniz bir burunu ağrısız sızısız bir kapalı rinoplastiyle kolayca değiştirdiğinizde kendinize şunu sormaya başlıyorsunuz, “neden küçük olan mememi büyütmeyeyim, yada eritemediğim şu yağları aldırmayayım”. Ekonomik olarak da bir ayarlama yapılabildikten sonra bir defa dünyaya geline şu dünyada insan kendine soruyor: neden olmasın?

Estetik hastalığı diye vurgulanan şey aslında “Body Dismorphic Disorders” yani vücut imge bozukluğu. Kişinin farklı sorunlarını çözmek yerine kendi vücudu ile gerekli gereksiz uğraşması. Bu konuda elbette ben de hem fikirim. Acil psikoterapi …

Şimdilerde ise estetik cerrahi ile kişilerin kendini değiştirmesinden daha büyük bir tehlike var. Eskiden en azından neyi sevip sevmediğimiz net idi ve bu konuda da yapılacak olan ya estetik cerrahi yaptırmak, ya da kabullenip yaşamak idi. Oysa günümüzde delikanlı gibi değişimler yapmadan foto filtreler ile kendimizi değiştiriyoruz. Bunun nesi mi kötü 🙂 Foto filtre sonucuna herkes gibi onu kullanan kişi de inanıyor. Sonuç: gerçeklik algısı yıkılıyor.

Şu an size çok ütopik gelebilir ama bir süre sonra kimse evinden çıkmadan foto-video filtrelerle yarattıkları hayalleri ortada dolaşacak. Dokunmalar bile sanal olacak. Neden mi: Çünkü pazarlanması daha kolay ve estetik cerrahiden çok daha ucuz :).

Snapchatin yaptığı bir çalışmaya göre insanlar en çok çene kontürünü güçlendiren, ikinci sırada elmacık ve dudağa volüm veren, 3. sırada cildi pürüzsüzleştiren 4. sırada ise popoyu dolgunlaştıran app lar kullanılmaktaymış.

Hastalarımız aslında böylelikle bize şunu söylemiş oluyor. Çene implantları ve jawline dolguları, elmacık ve dudak dolgularını daha çok ön plana çıkarmamızı istiyor. Gençliğimizdeki taze cildimiz ve tabi brazilian popolarını (BBL) da unutmamak gerek.

Bu sonuçlar aslında ispat ediyor ki hastalıklı olanı estetik cerrahide değil, güzellik kavramını hayatın gerçeği içerisinde yaşayamayıp içine kapanmakta aramalıyız.
Güzel yaşayın, kendinizi kandırmadan…

error: İçerik korunuyor !!