Bir ülke düşünün ki on yılda beş yüz bin cinayet vakası bildirilmiş, güvenlik güçlerinin bile giremediği bir çok mahallesi var. Dünyanın en güzel plajlarından birine sahip ama etrafındaki askeri koruma kalkanı olmasa bir tek turist plaja geçemez. Ama gelin görün ki popo dediğimizde ilk aklımıza gelen zatı şahane memleket Brezilya oluyor. Ve tabi Brezilya kalçası ( Brezilian Butt). Peki neden? Bizlerin bir konuyu size duyurabilmek adına bir dünya PR çabası gösterip, bir dünya para harcamamız gerekirken kıllarını bile kımıldatmadan Brezilya kalçasını, poposunu artık ne diyorsanız, tüm dünyaya tanıtabilmeleri nasıl bir başarıdır :). A evet kıllarını bile kımıldatmıyorlar ama popolarını evet :). Belki de sır buradadır.

Güney Amerika kıtasını bir şekilde hep Afrika’ya benzetirim. Tarihindeki bir çok şanssızlık ve takibindeki sömürülere rağmen az ile mutlu olmayı başarabilen ve elindeki ile keyif alabilen bir coğrafyadır. Elbette dertleri ve şikayetleri var ama asla bizler gibi şımarık ve mızmız değiller. Gerçek ve ciddi sıkıntıları var ama bizden daha mutlular. Hayatlarının bir parçası olan samba da bunun bir işareti. O coğrafyaya özgü bir dans çeşidi olup, üzerinde latin esintilerini taşır: biraz sıcak, biraz kıvrak ama fazlasıyla seksi. Rio karnavalının da merkezine oturan bu dans her zaman baskın kalça hareketleri içermektedir. Dans hayatlarında bu kadar önemliyken, dansı da süsleyen güzel bir kalça olduğuna göre işle o sihirli iksir Brezilya’nın sokaklarında hayat buluyor, ve tüm dünyaya Brezilya kalçası olarak patentleniyor resmen. Ve inanın bu hiç de emeksiz değil. Estetik cerrahiye başladığım ilk yıllarda bir efsaneyi duyardık: Brezilya’da neredeyse her ailenin bir estetik cerrahı olduğu ve kızların bizde çeyiz biriktirmesi gibi estetik için birikim yaptığı söylenirdi. Elbette bu biraz abartılı bir hikaye ama ateşin olmadığı yerde de duman çıkmıyor. Ve tabi ki de Brezilya’lı cerrahların Brezilya kalçasını kongrede anlattığında salonların dolup taşması da bir tesadüf değil.

Peki cerrahi anlamda nedir bu Brezilya kalçası? Ve bir yurdum insanında vücut bulabilir mi? Yoksa biz boşuna mı uğraşıyor, hayal kuruyoruz?

İster yaradılış deyin ister genetik bazı vücut oranları daha güzeldir. Ve ilkel (hayvan tarafımız) benliğimiz o vücutları her zaman arzular. Ve bazı vücutlar asla o oran ve forma ulaşamaz. Ulaşması da gerekmiyor ama bu ayrı bir tartışma konusu. Burada biz, bir Brezilya kalçasını oluşturmayı hedeflerken neye dikkat ettiğimizi anlatacağım.

Öncelikle bir popoya baktığımızda asla sadece bir popoyu görmeyiz. Test edin. Beğendiğiniz bir popo fotoğrafını keserek diğer vücut öğelerinden ayırın hiç bir şey ifade etmeyecek. Brezilya kalçası tasarlarken o poponun tüm vücuda oranı, nasıl dar bir belden sonla genişleyerek ovallik kazandığını, aşağı doğru nasıl bir basen ile devam edip bunu nasıl bir bacakla taçlandığını hesaba katmak gerekir.
Bir çok feminist bu fikirlerime muhalefet olacak biliyorum ama kabul etmek gerek. Karşı cins olmasaydı estetik cerrahi olmazdı. Pantolonlarımıza ütü bile sürmezdik. Ne eğitim alırsanız alın, hangi kültürel, dine tabi olursanız olun var oluşsal bazı dürtülerimiz var bizlerin. Bunları kabul ettiğimizde de mutlu olmaya başlıyoruz. Brezilya kalçası sadece basit bir detay, beğenmek ve beğenilmek ise karmaşık bir dürtü…