Çene Cerrahisinde Yeniden Operasyon Nedenleri

Çene cerrahisi (ortognatik cerrahi) uygulamalarında yüz iskelet yapısını oluşturan dinamikleri çok iyi anlamak gerekir. Yüz iskeletimizin neden ve nasıl bu şekli aldığını konuşmalıyız ki ameliyatta neleri değiştirdiğimizi ve ameliyat sonrası nelerin değişme olasılığına sahip olduğunu anlayalım.

Elbette genetik yapımız, ana iskeleti ortaya koyan en önemli faktördür. Bundan sonra en baskın etken yüz iskeletine tutunan kaslarımızdır. Şöyle ki; vücudumuzda kaslar görevi icabı en az iki noktaya tutunurlar ve kasıldıklarında da o iki nokta birbirine yaklaşır, çekme kuvveti oluşur. Oluşan çekme kuvvetlerinin de bir yönü vardır, buna vektör denilir. Bu vektörler de tutundukları yüzeyi kendi yönlerine doğru sürekli olarak çekmek isterler. Bunun çok büyük bir kuver olması gerekmez, sürekli olması kazanacağı anlamına gelir. Bu kasların tutundukları yüzey de sıklıkla kemik olduğu için o tutunma yüzeylerinde şekil değişiklikleri oluşacaktır. Kemikte dışbükey bir şekillenmeye neden olan kuvvetler için pozitif, iç bükey etkiye neden olan kuvvetler için de negatif vektör ifadeleri kullanılır. Örneğin massetter dediğimiz çiğneme kası güçlü olan kişilerde çenenin köşe kısımları da daha belirgin ve dışa doğru daha çıkıktır. Bu bize massetter kasının kemiğino noktasına pozitif vektör oluşturduğunu gösterir. Tedavisi ise ortadadır: kemiği ve fazla gelişmiş olan kası traşlamak.

Yüz iskeleti üzerindeki dinamiklerden söz ettikten sonra gelelim çene cerrahisine. Çene cerrahisinde, iskelet yapısını değiştirirken o kemiklere bağlı kasları çok fazla değiştirmemekteyiz. Gerçi alt çene ilerletme ameliyatlarında ağız tabanındaki bazı kasların kesilmesini öneren yöntemler olsa da bu uygulamalar kas vektörlerini asla sıfırlayamaz. İşte bu nedenden dolayı ameliyat sonrasında değişim devam eder, bazen bu değişim eski patolojiye dönme isteği şeklindedir (buna relaps denilir). Bazen ameliyatlarımızda bu relaps oranı da ilerletmeye veya gerilemeye eklenebilmektedir. Elbette bu alınacak önlemlerden sadece biridir.

Burada mekanizmaları değerlendiren okuyucunun çene cerrahisinden sonra “Çene problemim eski haline mutlaka döner mi?” diye kaygılanmasına gerek yoktur; zira söz konusu olan değişimler çok büyük sıklıkla milimetrik boyutlardadır ve bu duruma karşı alınan önlemler ameliyatlarımızın doğal bir parçasıdır.

Paylaş